29 Kasım 2014 Cumartesi

Birini 40 Yıl Sırtında Taşırsın 1 Kere İndirirsin, Senden Kötüsü Yoktur!


Şu dünya üzerinde patronuyla çatışmayan var mıdır?
Hele ki söz konusu eski patron ise durumları siz düşünün.

Sivil hayata geçtikten sonra aslında hayata karşı ne kadar dayanıklı olduğumu, hayatta kalmak için nasıl da mücadele edebileceğimi daha iyi anladığımı söylesem yalan olmaz aslında. Survivor'a katılsam Turabi'ye tur bindirecek kadar kuvvetli olduğumu anladım. Allah kimseyi iş yerinde stresle sınamasın.

Stressiz iş mi var derseniz, bittabi yok ahali ama mevcut işime bakınca ulan yaşıyormuşum diyorum. Öncesinde yaşadığım stres, belki de acemilik dönemimdi. Sivil hayata uyum sağlamayı bir kenara bıraktım emir komutasız ilk senelerimin bu kadar zor olması...düşünüyorum da dayanılmazdı.
Zaten haftanın 6 günü çalışıyordum, bir de üstüne sabah başlayan mesainin aralıksız gecenin berbat saatlerinde bitmesi. Vay be! İnsan olan dayanamaz, ciddi söylüyorum. Çalışma şartları o kadar ağırdı ki kendimi bir işçiden kat be kat daha işçi hissediyordum.

Tekstilde çalışmanın zor olduğunu söyleyen bir çok insana, bir tekstil işçisinden daha zor şartlarda çalıştığımı anlatınca önce bana gülüyor, sonra beni ciddi ciddi dinleyince hak veriyorlardı. Kötü yıllar zor geçermiş hesabı, ben İstanbul'daki kocaman 4 senemin nasıl geçtiğini, köleler gibi çalıştığım için pek de anlamadım.

Bu sene ilk kez nefes aldığımı hissettim.

Cidden hafta sonu evde olmanın, akşamları eve erken gelmenin ve yazın doyasıya tatilin olacağını düşünme duygusu bile inanılmaz. Birisi bana bundan 4 sene evvel eve erken gitmenin ne kadar kıymetli olduğunu anlatsa he anan derdim ama iş değişikliğinden sonra, insana verilen en büyük nimetin eve erken gelmek ve götü yaymak olduğunu anladım.

İş yerindeki stres, yeni adıyla mobbing çokça yaşadığım bir durumdu. Gerek kişisel gerekse profesyonel açıdan ha bire - anlamsızca ve kaltakça - eleştirilmek, o kadar fenaydı ki şimdi bakınca neden hayır demedim diye düşünüyorum. Ama o vakitler iş konusunda bocaladığımı hatırlıyorum. İn

Velhasıl kelam, bu sene her şey daha iyi daha güzel ama ama işte.
Hani demişler ya, ama'dan öncesinin pek de kıymeti yok diye. Eski patronun yaşattığı sıkıntılar hala sürmekte, mesela alacaklı olmak. Son zamanlarda ödenmeyen maaşlar, yemek paraları. Biriktikçe birikti, aylar geçti, ödenmesi gerekilen son gün de geçti.

Artık bugün en kibar halimle eski patronu aradım, tabi ki açmadı. Açmasını da beklemiyordum, itiraf edeyim. Whatsapp'ten en kibar, en hanım halimle yazdım. Tabi ki poker face! 

Tık yok.

Birini sırtında 40 yıl taşırsın, bir kere of dersin senden kötüsü yoktur ya, o hesap.
Şimdi gidip adamın gırtlağına yapışıp ağız dolusu küfretmek var da o zaman haklıyken haksız olmak da var. Babam her daim devlete sırtını daya derdi boşuna demediğini şu süreç zarfında daha iyi anladım. Babam da mantıklı şeyler söylermiş, bağırsam çağırsam ortalığı karıştırsam neye yarar?

Mahkemeye versem, versem ne olacak? Aylar yıllar sürecek ve sonucunda ellerim bomboş şeklinde sik gibi kalmak var. Bilemedim.

Zaten bu düzeni, ezene ağa paşayı anlamadım, anlayamadım.
Hakkımın azına eyvallah dediğim yettiği için belki de artık sabrım kalmadı. Bir kere de kazık yemeden hakkıyla iş yapmak istiyorum ama...

Ama işte. Şimdi ne yapsam ne yapmalıyım ya da?

Bana bu zamana kadar manevi açıdan baskı yapmasına dayandım, dayanabildiğim kadar da mevzu hakkımı daha da yemeye tahammülüm kalmadı. Mayıs'tan bu yana inisiyatif dedim, vefa dedim ama cidden kuruş değeri olmayana bu ne değer? Artık insanların milleti sikmesine tahammülüm kalmadı, yaptıklarına da alayına da...

Yazacak çizecek çok şey var ama önce Mr.Kodaman'dan cevap gelmesi gerek. Şimdi ana avrat saydırmanın pek de lüzumu yok ama ola ki hakkımı vermedi, işte o zaman ne yapmak gerek?
Artık Türkiye'de sağlık, eğitim, adalet, her sistemin çöktüğünü, parası olanın alayına gittiğini fark etmek...Yazıklar olsun yazık edenin canı çıksın.

Neyse, sakin Üsturupsuz sakin.
Hadi dinleyelim, mücadele veren herkese gelsin.

Gloria Gaynor

8 yorum:

  1. kırmızı topuklu terliklerimizi giyip gidelim ofisine kız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. valla olur, hala alacağım var, vermedi onun bunun evladı.

      Sil
  2. yani olmuyor..
    http://www.youtube.com/watch?v=5ZeWlRjweeM

    YanıtlaSil
  3. işten çıkmak zorunda kalınca anladım bunları... ama iyi oldu.

    YanıtlaSil
  4. peki nasıl devas etmeli iş hayatı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ya bırakacaksın ya bu deveyi güdeceksin

      Sil

Vay Edepsiz!Ne Söyleyeceksen Söyle Hadi!